Ana Sayfa Yazar 6.12.2017 143 Görüntüleme

BELKİ YAZARIM, AMA ÇOK İYİ ARAŞTIRARAK…

CHP de İlçe seçimleri devam ediyor.

Yazımı yazdığım şu sıralarda Meriç İlçesi yani benim ilçemde seçimler var.

Tabiî ki onu sonucunu ve yorumlamaları bu yazımda paylaşmam mümkün değil.

Dün sağlık kontrollerim nedeniyle günümü Tıp Fakültesinde geçirdiğim için yazamadım ama bu gün gerçekten de köşeme taşımayı uygun gördüğüm Uzunköprü seçimi ve galibi Özlem Becan ile ilgili yazmayı istiyorum.

Uzunköprü’yü yazmadan önce başlıktan da anlayacağınız gibi Havsa İlçe seçimi ve Başkanlığı kazanan Hüseyin Özden kardeşim ile ilgili yanlış bilgiler nedeniyle İnternet sitemde ve yazdığım sitelerdeki yazımı değiştirmek zorunda kaldım.

Gece telefon ederek durum hakkında bilgiler verdiği için Hüseyin Özden’e teşekkürler.

Bilgi aldığım ve sosyal medyada yazılıp çizilenlere göre yorumlar yazmakla hata ettiğimi anladım ve artık yazılarımda partilerin en yetkili kişileri veya geçmişteki yetkilileri dahi olsa çok fazla itibar etmeden bizzat araştırma yaparak yorum yapma kadarı aldım.

Mesela; Havsa İlçe başkanının Recep Gürkan ve İl Başkanı ve ekibi tarafından desteklenen bir aday olduğu söylenmiş hatta sosyal medyada paylaşımlar yapılmıştı.

Ama öyle değilmiş durum ve tam tersiymiş.

Örneğin, emekli bir Milletvekili, CHP nin en yetkili kişisi olan İl Başkanı, yardımcısı ve Kadın Kolları Başkanı ile yemek yediği bir ortamda; “Havsa ve Uzunköprü’yü kaybettiler, sırada diğerleri var Keşan, Enez, İpsala, Lalapaşa, Meriç. Yeterli mi” diye bir paylaşım yaparsa, Havsa ve Uzunköprü’yü kazanan adayların İl Başkanının dolayısıyla Recep Gürkan’ın desteklediği adaylar olduğunu zannetmez misiniz?

O masada karşı grubun adayının kazandığını sevinç ile deklare etmek ne kadar doğrudur.

Veya mümkün müdür?

İl Başkanının omzuna sarılarak samimi bir ortamda yenen bir yemekte bu partinin Vekilliğini yapmış bir kişi; “Uzunköprü ve Havsa’yı kaybettiler, sırada diğerleri var” derse, kimin kaybettiği anlaşılır?

Tabiî ki İl Başkanı ve onun yanında olan Recep Gürkan’ın desteklediği adayın kazandığı akla gelir doğal olarak.

Ha… Daha Edirne’ye gelmeden önce “Çizmeleri giyip mücadeleye geliyorum, meydanı boş bırakmayacağım” sözlerinde kastettiği veya hedef gördüğü Belediye Başkanı ve mevcut İl Yönetimi ise diyeceğim yok ama bu da o masada söylenmemesi gereken bir ifadedir bana göre.

Yine de ben yanılmış olabilirim diye düşünmek istiyorum.

Neyse dedim ya yabancısı olduğum siyasi konularda yanılmamak için artık çok ciddi araştırma yaparak yazı yazmaya çalışacağım bundan böyle.

Özlem Becan’a gelecek olursak; bir kere Bayan aday olarak İlçe başkanlığını kazanmış olması ilk duyduğum andaki yorumumda söylediğim gibi adeta bir Devrim bana göre.

Uzunköprü siyasi tarihinde bir ilki gerçekleştiriyor Becan.

Kendisini tanımıyorum hatta bir kez dahi konuşup tanışmış değilim.

Ama siyasette bir atılım içinde olduğunu ve hedefleri olan bir kişi olduğunu basında yaptığı açıklamalardan biliyorum.

Mesela Belediye Başkanlığı düşündüğünü okumuştum bir zamanlar.

Hem kendisine hem de partisine Hayırlı uğurlu olsun.

Bu arada onunla birlikte olan ve geçmiş tecrübelerini paylaşan Eski İlçe Başkanı Yakup Atalay’ında kendisi ile birlikte olduğunu ve taktikler verdiğini okuyor ve duyuyorum.

Siyasetin bir mücadele işi olduğunu biliyoruz.

Genç kardeşlerimiz Hüseyin Özden ve Özlem Becan’ın bu mücadelede başarılı olacaklarına ve Edirne için önemli hizmetlere imza atacaklarına inanıyor ve kendilerini bir kez daha tebrik edip kutluyorum.

Benim gibi birçok kişinin merak ettiği bir soruyu da dile getirmek istiyorum; “aralarında kaybeden Başkan İnanç Sülüş’ünde bulunduğu bazı CHP Kurultay Delegelerinin araçlarının kalkacağı gerekçesiyle oy kullanmadan Kurultayı terk etmelerinin bu kaybediş de bir etkisi olduğumu veya Fatura ödemesi mi yapıldı?”

borsa

Yorumlar

Tema Tasarım | Osgaka.com