DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Edirne 1°C
Çok Bulutlu

Edirne Kadın Dayanışması Basın Açıklaması

Edirne Kadın Dayanışması Basın Açıklaması
24.11.2020
122
A+
A-

Her geçen gün azalmasını hatta bitmesini beklediğimiz şiddet, cinayet ve istismar olaylarının hızla çoğalması bizleri derinden üzmektedir. Mart 2020 tarihi itibariyle ülkemizde Covid-19 ile mücadele kapsamında pandemi ilan edilmiş olup, salgının yayılmaması için birçok önlemler alınmıştır. Salgın sebebiyle alınan önlemler, ne yazık ki kadına ve çocuğa karşı uygulanan şiddetti arttırmıştır. Mart ve Mayıs ayları arasında tespit edilebildiği kadarıyla 37 kadın katledilmiş, geçtiğimiz ay ise nerdeyse her gün bir kadın sevgilisi, kocası, kardeşi tarafından öldürülmüştür. 20 günlük bir sürede Alo183 hattına 2 bin 506 başvuru yapılmıştır. Tablo büyük bir ciddiyeti ile karışımızda durmaktadır.
“KADIN EMEĞİ SADECE EV İÇİNDE DEĞİL, HAYATIN HER ALANINDA CİNSİYETÇİ SÖYLEM VE POLİTİKALARLA İTİBARSIZLAŞTIRILIYOR, YOK SAYILIYOR.”
Tüketici Hakları Derneği’nin 9 Mayıs 2020’de verdiği bilgiye göre; Türkiye’de 24 milyon anne var ve bunların 4,8 milyonu açlık, 14,5 milyonu da yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Bugün pandemi sebebiyle iş gücü piyasalarında yaşanan krizlerde ilk önce kadın personel atılma hedefinde. Pandemi dönemi , kadınların sırtındaki ev ve bakım yüklerini daha fazla arttırmıştır ve kadınları eve daha fazla bağımlı hale getirmiştir.
Salgın ve savaş dönemleri, kadına yönelik şiddetin arttığı, olağanüstü dönemlerdir. Böyle bir dönemde, Hakim ve Savcılar Kurulu 30 Mart tarihinde, 6284 sayılı yasayı ‘esnek’ uygulama kararı almıştır. Bu karar ile, 6284 sayılı yasanın kadınlara sağladığı ‘kısmi koruması’ da ortadan kalkmıştır. Dünya’da pandemi olarak ilan edilen salgın sürecinde sokağa çıkma kısıtlamaları ile birlikte şiddet uygulayan erkek ve şiddete uğrayan kadınların ve çocukların aynı mekan içinde zorunlu olarak bir arada kalmaları ev içi şiddeti arttırmakta ancak kamusal alanda görünmez kılmaktadır. Kadınların ve çocukların uğradığı şiddeti duyurma ve başvurma mekanizmalarına ulaşmaları güçleşmiştir. Kadınlar en yakınlarında bulunan erkekler tarafından katledilmekte, şiddete uğramaktadırlar. Kadınlar fiziksel, psikolojik ve ekonomik olarak şiddete uğramakta olup sürekli hale gelen bir tehdit altında yaşamak zorunda kalmaktadırlar. Kadınlar, kendilerine yönelik şiddet ve tehdit vakalarını kolluk ve yargıya taşındığında dahi gerekli olan koruma ve cezalandırma sağlanamamakta, şiddet uygulayan ile baş başa bırakılmaktadır.
“KADINA YÖNELİK ŞİDDET; BİR İNSAN HAKLARI İHLALİ VE SUÇTUR. “
Ülkemizin imzaladığı kadına yönelik şiddete karşı uygun yasal yaptırımlar ve politikalar geliştirilmesini öngören uluslararası sözleşmelerin gereklerinin yerine getirilmesi şiddeti engellemenin en önemli aşamalarından biridir. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’a uygulamada, sadece ‘aileyi korumaya’ yönelik olarak işlerlik kazandırılmaya çalışılmakta, kanunun şiddete maruz kalan kadınları korumaya yönelik kısmı hiçe sayılmaktadır. Kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve nihayetinde son bulması toplumsal barışı ve refahı ardından getirecektir. Bu nedenle;
Devletin kadınlara yönelik her türlü şiddet eylemini açık bir şekilde kınaması ve cinsiyetçi dil, eylem ve uygulamalardan uzaklaşmasını,
Cinsiyetçi ve kadın erkek eşitliğini hükümsüz kılan yasal düzenlemelerin ve uygulamaların kaldırılmasını, konu ile ilgili çalışmaların, kadın örgütleriyle birlikte hayata geçirilmesini, Kadına yönelik şiddet eylemleri nedeni ile yargılanan erkeklere “haksız tahrik indirimi” ve “iyi hal indirimi” uygulamaktan vazgeçilerek , uluslararası sözleşmeler hükümlerinin de dikkate alınarak caydırıcı yaptırımlar getirilmesini,
Aile içi şiddeti ve genel olarak kadın ve çocuklara yönelik şiddeti önlemek için iç hukuk normlarının ve Anayasal düzlemde korunan uluslararası sözleşmelerin uygulanabilirliğinin sağlamasını,
Kadınların ekonomik özgürlüğünün sağlanması ve fırsat eşitsizliğinin ortadan kaldırılması için kreş, sosyal güvenlik, parasız eğitim ve parasız sağlık gibi haklardan yararlanılmasının sağlanmasını,
Eğitim, basın-yayın gibi alanlarda kadınları aşağılayan cinsiyetçi söylemlerden vazgeçilerek, kadını önceleyen politikalar üretilmesini,
Kadına yönelik şiddetin önlenmesinde bu alanda çalışan kadın örgütleri, meslek odaları ve uzmanlık derneklerinin uzun yıllardır biriktirdikleri bilgi ve deneyimlerden yararlanılmasını ve bir insan hakları ihlali olan bu suçun artık durdurulmasını istiyoruz. Bu durum son bulana dek;
*SESSİZ KALMAYACAĞIZ
*HAKLARIMIZI VE EMEĞİMİZİ SAVUNACAĞIZ.
*HAKLARIMIZDAN VE HAYATLARIMIZDAN VAZGEÇMEYECEĞİZ.

Basın Açıklaması Katılımcılar:
-Atatürkçü Düşünce Derneği Edirne Şubesi
-Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları
-Cumhuriyet Kadınları Derneği Edirne Şubesi

  • Demokrat Parti Merkez İlçe Başkanlığı
  • DİSK Emekli-Sen Edirne Şubesi
  • Edirne Belediyesi
  • Edirne Çocuk Hakları Derneği
  • EKK Kadın Meclisi
  • Trakya Roman ve Engelliler Derneği
  • Türk Kadınlar Birliği
  • Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği
    -Yaşlıları Koruma ve Barındırma Derneği
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.