DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Edirne 15°C
Az Bulutlu

MHP Edirne İl Başkanı Tercan: “10 Kasım Türk’ün Kara Günü”

MHP Edirne İl Başkanı Tercan: “10 Kasım Türk’ün Kara Günü”
09.11.2020
104
A+
A-

MHP Edirne İl Başkanı Zakir Tercan 10 Kasım Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal’in ölüm yıldönümü münasebetiyle bir mesaj yayınladı.

Tercan, mesajında şunları kaydetti:

“Cumhuriyetimizin ve ülkemizin kurucusu” vatanımızı işgal eden, devletimizi yıkan küresel güçlere karşı milletimizle birlikte milli mücadeleyi başlatan ve başaran Bağımsızlık ve özgürlüğe, medeniyet ve refaha giden yolda Mustafa Kemal ATATÜRK’ün hakka yürüyüşünün 82. Yılında onu ve silah arkadaşlarını hasretle, özlemle rahmetle ve şükranla anıyoruz. Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyor, manevi hatırasını saygıyla yad ediyorum. Ruhları şad mekanları cennet olsun, nur içinde yatsınlar.

Atatürk; Aziz milletimize sonsuza kadar rehber ve ışık olmaya devam edecektir. Birileri unutturmaya çalışsa da Türk milleti o’nun eserlerini, sonsuza kadar korumakta kararlı…

Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyor, manevi hatırasını saygıyla yad ediyorum. Ruhu şad mekanı cennet olsun.

Atatürk ölmedi, o gönül bahçemizde, kalbimizde, ruhumuzda yaşıyor. O’nu hiç unutmayacağız. Önce Allah, sonra Atatürk, bizlere hayat vermiş, bizlere hür yaşama fırsatı doğurmuş, bizlere vatan bırakmıştır.

O Atatürk ki, velinimetimiz, hayat damarımız, içimizi ısıtan güneşimiz, ruhumuzu aydınlatan hilalimizdir.

O Atatürk ki, Müslüman Türk milletine hür bir şekilde yaşamasını armağan eden büyük komutan, büyük bir asker ve İslamiyete büyük hizmet eden, bugünleri bize bahşeden Allah dostu bir yiğit.

O Atatürk ki, bugün hür bir şekilde bu topraklarda yaşamasına vesile olan Ne Mutlu Türküm Diyen, Ay-Yıldızlı Bayrağımızı gök kutbeye diken bir mübarek vatan evladı.

O Atatürk’ü, bilmeyenlerin ve bilmek istemeyenlerin ar diye bir şeyleri kalmamıştır.

O Büyük komutan Atatürk’ün, mekanı Cennet olsun, Allah rahmet etsin, Nur içinde yatsın.

Atatürk diyor ki; “Ben her şeyden önce bir Türk milliyetçisiyim. Böyle doğdum. Böyle öleceğim. Türk birliğinin, bir gün hakikat olacağına inancım vardır. Ben görmesem bile, gözlerimi dünyaya onun rüyaları içinde kapayacağım. Türk birliğine inanıyorum, onu görüyorum. Yarının tarihi, yeni fasıllarını Türk birliğiyle açacaktır. Dünya sükununu bu fasıllar içinde bulacaktır. Türk’ün varlığı bu köhne aleme yeni ufuklar açacak, güneş ne demek, ufuk ne demek, o zaman görülecek.”

Milli benliğini bulamayan milletler başka milletlerin avı olacaklardır.

Türkiye ne Amerikanlaşacak, ne de Batılılaşacaktır; o sadece özleşecektir.

Yüksek Türk! Senin için yüksekliğin hududu yoktur. İşte parola budur.

Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.”

Taş kırılır, tunç erir; ama Türklük ebedidir.

Benim hayatta yegane fahrim, servetim Türklükten başka bir şey değildir.

Bu memleket tarihte Türktü, halde Türktür, ebediyen Türk olarak yaşayacaktır.

Türk, öğün, çalış, güven.

Bir Türk dünyaya bedeldir.

Ne mutlu Türküm diyene.

Türk adını beleşten alan bir millet değil, Allah’ın adını verdiği bir millettir. İşte bu nedenlerledir ki Atatürk Türk’ü tarif ederken şöyle der: “Bu memleket, dünyanın beklemediği, asla ümid etmediği bir müstesna mevcudiyetin yüksek yüksek tecellisine, yüksek sahne oldu. Bu sahne 7 bin senelik, en aşağı, bir Türk beşiğidir. Beşik tabiatın rüzgarları ile sallandı; beşiğin içindeki çocuk tabiatın yağmurları ile yıkandı. O çocuk tabiatın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela korkar gibi oldu; sonra onlara alıştı; onları tabiatın babası tanıdı, onların oğlu oldu; Bir o tabiat çocuğu tabiat oldu; şimşek, yıldırım, güneş oldu; Türk Oldu. Türk Budur. Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir.” ///Haber Merkezi

ETİKETLER: ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.