DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Edirne 28°C
Gök Gürültülü

Şimşek: “Düşünen, Üreten, Paylaşan bir TÜRKİYE yaratalım”

Şimşek: “Düşünen, Üreten, Paylaşan bir TÜRKİYE yaratalım”
01.09.2020
189
A+
A-

21.DÖNEM EDİRNE MİLLETVEKİLİ ŞADAN ŞİMŞEK’İN BASIN BİLDİRİSİ

Değerli Basınımıza,

Ülkemizdeki ekonomik büyüme ithalata dayalı ve tüketim odaklı olduğunu defalarca siz değerli basınımız yolu ile kamuoyuna paylaştım.

Ülkemizde özellikle 2010 yılında başlayan cari açıklı büyümenin sonucunda kamu borç stoku ve özel sektör borç stoku çevrilemez hale gelmiştir.

Döviz cinsi borçlanma olduğundan, 2018 yılından sonra dövizin iki kat yani %200 artış göstermesi ile TL’nin alım gücüde kaybolmuş, borçlar iki kat artmıştır.

Her zaman üzerinde durduğum “Düşünen, Üreten, Paylaşan bir TÜRKİYE yaratalım, Üretim odaklı çalışmalar yapalım, üretimi destekleyelim, işsizliğe çözüm üretelim “ diye çağrılarda bulundum.

Ülkemizde gelinen nokta borcu, borçla çevirerek yaşamımızı sürdürüyoruz. Yaklaşık 58 milyon kişinin bankalara kredi borcu bulunmaktadır. İcra dairelerindeki takipteki dosyalardan oturulacak yer yoktur.

Bunları görmezlikten gelerek, üretim olmayınca, elimizdeki tüm kaynakları kullandık. İşin özü Balık tutmayı bıraktık… Balık yemeye başladık…

Geçim endeksi rakamları ile oynayarak enflasyonu düşük göstermeye çalışıyoruz. Ancak gerçek enflasyon pazarda, markette fiyat etiketlerinden belli oluyor. Hükümet olarak üreticiyi ve tüketiciyi koruyacak önlemler alınız. Denetim mekanizmasını çalıştırınız. Rantiyecileri zengin etmeyelim.

Ülkemiz ekonomimizi güçlendirmek için, suni gündemleri bırakmamız gerekir. İç politikada, Dış politikada, üretimden vazgeçilerek, tüketime geçmede yaptığımız yanlışları masayı yatıralım. Çözüm yolları bulalım.

Acil eylem planları oluşturmalıyız. Kamuda israfın önüne geçmeliyiz. Yaptığımız hatalar ile yüzleşmeliyiz. Gerçekleri görmeliyiz. Ülkemizde orta direk olarak nitelendirdiğimiz vatandaşlarımız kalmadı. Ya fakir çok fakir, ya zengin çok zengin konuma geldi. Bu da sosyal gelir adaletsizliğinin göstergesi haline gelmesine neden olmuştur.

Ülkemizde bütçe açığı ve borç stoku artınca neredeyse her şey vergilendirildi. Her ne yaparsak yapalım vergi yükü halkın sırtına yüklenir hale gelmiştir. Cumhuriyet tarihinde belki de ilk defa bu kadar özel sektör borçları devlet tahvil çıkararak ödeme yoluna gitmektedir.

Ülkemizin diğer eksiği ise etkin, halka inebilen bir muhalefet olmayışıdır. Ülkemizin bu duruma gelmesinde muhalefetinde büyük bir payı vardır. Ayrıca Siyaset-Ticaret sarmalının olması, halkın çıkarlarını değil, kendi çıkarlarını düşünen kişilerin siyasette çoğunlukta olması, rantiyenin Siyasette var olması neticesinde; ÜRETEMEDEN SİYASET, ÜRETEMEYEN TOPLUM VE ÜRETEMEYEN SEVGİ oluştu.

TBMM çatısı altında bulunan siyasi parti temsilcilerine sesleniyorum. Dünyayı ve ülkemizde var olan korona virüs nedeniyle ekonomisi güçlü olmayan, ithalata bağlı, tüketim odaklı ülkeleri zor durumda bıraktığını görmekteyiz. Aynı gemide, aynı denizde hep birlikte seyahat ediyoruz. Bırakın Algı siyaseti yapmayı, bir an önce Ekonomik, Sosyal ve Kültürel alanlarda eylem planları yaparak önlemler alınız. Bu ekonomik şartlar sürer, var olan geçim derdi katlanarak artarsa sosyal patlama kaçınılmaz olur.

Kamuoyuna duyurulmasını rica eder, çalışmalarınızda başarılar dilerim.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.