Dolar 33,0917
Euro 36,1124
Altın 2.596,10
BİST 11.125,81
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Edirne 39°C
Az Bulutlu
Edirne
39°C
Az Bulutlu
Çar 40°C
Per 36°C
Cum 35°C
Cts 33°C

İklim Krizinin Trakya’ya Etkileri Tartışıldı

İklim Krizinin Trakya’ya Etkileri Tartışıldı
8 Haziran 2022 06:50
510

Trakya Platformunun Dünya Çevre Günü’nde Çorlu Ticaret ve Sanayi Odasında düzenlediği toplantı yapıldı. Çorlu Kent Konseyi ve Çorlu Belediyesi ev sahipliğinde yapılan toplantının açılışını Çorlu Kent Konseyi Çevre Çalışma Grubu sorumlusu Murat Sevgi yaptı.

Toplantının açılış konuşmalarını Trakya Platformu adına Tekirdağ İl Sözcüsü Cemal Polat ve Trakya Platformu Hukuk ve Bilim Kurulu adına ise Prof. Dr. Faruk Yorulmaz yaptı.

Cemal Polat; “İklim krizinin değişikliğini anlamadan ne yapacağımızı da bilemeyiz. Bu nedenle bilgiye ihtiyacımız var. Bu gün burada bu bilgiye ulaşmaya çalışacağız” dedi. İklim krizinden en çok etkilenen ve krizi en çok etkileyen yerelin Çorlu olduğunu belirten Polat bu nedenle bu toplantının Çorlu’da olmasının önemini vurguladı.

Faruk Yorulmaz ise; evrende ilk insanın hareketiyle değişim de başladığını ancak insan egosunun kendi çıkarı için doğaya zarar vermeye başladığını belirtti. Tarımsal ve sanayi ilerlemelerinin daha fazla kazanç amaçlı olması nedeniyle krizin oluştuğunu vurgulayan Yorulmaz toplum olarak bilimden yana planlamaları hazırlayıp yaptırım gücümüzü kullanmamızı önerdi. Sanayinin hepimize gerekli olduğunu ancak doğaya zarar vermemesini belirtti.

Toplantının Birinci Oturumunda “ İklim Değişikliğine Genel Bakış” konuşuldu.

TP Kırklareli İl Sözcüsü, Göksal Çidam: Trakya Platformu Kuruluş Süreci, Amacı, Yapılanlar ve Organlarını anlattığı konuşmasında; Platformun; Trakya’yı bir bütün olarak Ekolojik, Doğal, Kentsel, Çevresel, Kültürel bütün varlıkları ile korumak amacıyla, örgütlü bir mücadele gerçekleştirmek adına kurulduğunu belirtti. Platformun; Bilim Kurulu, Hukuk Kurulu, her ilde birer İl Yürütme Kurulları olduğunu ve yerellerde konu ile ilgili bir arada iş yapan Meclisleri ile çalışmalarını yaptığını söyledi. Bu güne kadar açılan ve kazanılan davaları da belirten Çidam; Muhtarlar, STK’lar, odalar, çobanlar, kadınlar, kısaca mücadele eden herkes, farkında olan her insanın Platforma desteğini belirtti.

Meteoroloji Müh. Bilhan Dalkılıç; Dünyada ve Türkiye’de, İklim değişikliğinin nedenleri ve mevcut sonuçlarını anlattı. Dalkılıç; iklimin kendi doğallığı içinde sürekli değişkenlikler gösterdiğini ancak bunun bozulduğunda risk getirdiğini belirtti. Resmi kurumların olay olduktan sonra bir şeyler yapacağına öncesinde kuralların takibini yapması gerektiğini vurgulayan Dalkılıç; Kuzey kutbunda (Rusya, Kanada, ABD) buzulların altında petrol bulunduğunda buradaki ülkelerin ve petrol devlerinin buzulların erimesinden yana olabildiğini ancak buzullar eridiğinde ise dünyanın sıcaklığının artacağını belirterek bazı kesimlerin küresel ısınmayı adeta istediğini vurguladı.

Av. Ozan Topuz; Doku Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Trakya Platformu Hukuk Kurulu Üyesi: Dünyada konu ile ilgili uluslararası hukuki durum ve Türkiye’deki gelişmeler başlıklı konuşmasında uluslararası anlaşmaları anlattı. Topuz; anlaşmaların tespitlerle başlayıp önerilere ve sonrasında da yaptırımlara geçtiğini belirtti. Paris Anlaşması ile de cezaların yürürlüğe girdiğini belirten Topuz; doğanın korunmasını ve salınımların azaltılmasını sağlamayı amaçlandığını ancak ülkelerin kendi çıkarlarını korumak adına imza attıkları kurallara uymayarak doğaya zarar verdiklerini vurguladı. En yakın zamanda “İklim Yasası” çıkarılması gerektiğini öneren Av. Ozan Topuz; nasıl bir iklim yasası olması konusunda bilimsel öneriler sunularak makaleler yazılmasını ve sivil örgütlerin bilimden, doğadan yana olası gereken bu yasanın uygulamasını da izlemelerini önerdi.

Toplantının ikinci oturumunda ana konu; İklim Değişikliğinin Trakya’da etkileri oldu.

İkinci oturumun konuşmacılarında Prof. Dr. Halim Orta; İklim değişikliğinin Trakya’daki sonuçları (Çevre kirliliği, Göç, çölleşme) konusunu anlattı. Dünyanın rutin olarak döndüğünü belirten Orta bu dönmenin rutin dışına çıktığında tehlike olduğunu belirtti. Trakya’nın kirlendiğine vurgu yapan Orta; Meriç ve Ergene İpsala’da birleştiğini ancak Ergene suyunun kirliliği nedeniyle uzun bir süre yan yana karışmadan aktığını gözlediğini belirtti. Ülkemizdeki şehirleşmenin 1970 yılında %38 iken 2025 yılında % 95 olarak planlandığını belirten Prof. Orta bunun çarpık kentleşme olduğunu söyledi. “21. Yüzyılı çevre yüzyılı yapar ve alınan kararları uygularsak insanlık kurtulur” diyen Orta; tarımda da vahşi sulamadan acilen vazgeçmemizi ve Anayasanın 44,45 ve 56. Maddeleri öncülüğünde doğayı koruyarak kentlerde su kullanımını planlayan önleyici tedbirler alınmasını önerdi.

Prof. Dr. Levent Şaylan ise “İklim Değişikliğinin Tarıma Etkileri” konusunda konuştu. Şaylan; “Birbirimize hikâye anlatıyoruz. İlgililer bu hikâyelerden ders almalıdır. Aksi halde seller, kuraklıklar ve kayıplar devam edecektir. İklimin ne zaman ne kadar değişeceği önceden bilinmeli ki ona göre planlar yapılmalıdır. Halk rakamlardan anlamaz ama sonuçlarını görür Bu sonuç üzerinden deneyim kazanır” dedi. Meteoroloji ile tarımsal meteorolojinin farkını belirten Şaylan; her bitkinin meteorolojik etkileşimini incelediklerini ve idarelerin gıda üretimini bu bilgiler doğrultusunda yapmaları gerektiğini vurguladı.

Prof. Dr. Gamze Varol, İklim Değişikliğinin Sağlığa Etkileri’ni açıkladığı konuşmasında; iklim krizi sonucunda doğanın zarar gördüğünü ve bu zararların insan sağlığına olumsuz etkileri olduğunu belirtti. İklim değişikliğinin kapitalizm nedeniyle olduğunu vurgulayan Varol, her olumsuzluktan önce kadınlar, çocuklar, yaşlılar ve yoksulların etkilendiğini vurguladı. Krizin sonrasında dayanıklılık önerileri yerine krizin ortadan kaldırılması amaçlı uygulamaların hayata geçirilmesini önerdi.

Günün Üçüncü Oturumunda ana başlık; Trakya’da iklim değişikliği nedenleri idi.

Makine Müh. Ünal Şenyurt; “Sanayileşme, madencilik, taş ocakları, termik santraller” başlıklı sunumunda Trakya çapında periyodik ölçümler yaptıklarını ancak uygulamada bunun denetiminin yapıldığını söyledi. Maden ocaklarının düzensiz ve yanlış alanlarda açıldığını vurgulayan Şenyurt; tesislerin habersiz ve mevzuata uygun olarak yapılmasının gerekliliğini vurguladı. Yenilenebilir enerjinin teşvik edilmesini öneren Şenyurt sivil örgütlerin de kamuoyu baskısının önemini vurguladı.

Hidrobiolog Levent Artüz; İklim değişikliğinin deniz, göl ve akarsulardaki etkisine değindi. İklimin sürekli olarak bir denge içinde değiştiğini belirten Artüz; kurallara uyulmadığını ve bakanlığın adına İklim Değişikliği eklenmesinin çevreyi kirleten fabrika bacasının yeşile boyanması anlamına geldiğini vurguladı. Doğanın kendi içinde sürdürülebilir olduğunu ancak insan nüfusu arttığında ve planlama da yapılmadığında sürdürülebilirlik olamayacağını vurguladı.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.