DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Edirne 15°C
Yağışlı

BUGÜN DE SİYASET…

06.01.2021
92
A+
A-

Bir önceki yazımda açıklamaya çalıştığım ve siyaset ile ilgilenen ve bu konuda sorumluluk almış olan veya almak isteyenlere bir anlamda tavsiye ve öneri taşıyan yazılarıma devam edeceğimi belirtmiştim. İşte bugünkü yazımda da bu konuya değinerek bazı siyasilere ve bilhassa da yeni kurulan ve kurulmaya çalışılan Partilerle dirsek temasında olanlara öğüt taşıyan bir yazıyı kaleme aldım. Bir siyasetçi halka yani oy beklediği seçmenine tepeden bakamaz. Çünkü siyasetin içinde olan siyasi mevki sahibi kişi tevazu ve samimiyet ehlidir veya öyle olmalıdır. Siyasetçi Önce millet ve memleket demek zorundadır. Kibir, büyüklük taslama, millete tepeden bakma, milletle irtibatını koparma hastalığına kapılmış olan kimse görev yaptığı partiye kar yerine zarar getirir. Siyasetçi veya siyasete sorunmuş olan kişi verdiği sözü hiçbir zaman ötelemeden yerine getirip o insanın güvenini sonra da oyunu kazanmak için caba harcayan kişi olmalıdır. Hastasına, ustasına, öğrencisine, askerine, düğününe, cenazesine dört gözle sizi bekler insanların yanında olmak sizin birinci vazifeniz olmalıdır. Bırakın siyasi olmayı dostluk ve insanlıkta bu değil mi zaten. Siyaset gönül alma sanatıdır da derler. Benim hala hafızamda olan bir olayı ve açıklamalarını bir kez daha hatırlatmak istiyorum siyasilere. Hele hele yeni kurulan ve yeni forması ile sahaya çıkacak olan partilerin siyasilerine ders olması bakımından yararlı bir anıyı aktarmak istiyorum. Yıllar önce Edirne’ye gelen bir yetkili siyasetçi partililerle yaptığı toplantıda şu soruyu sormuştu; Edirne’de seçimi niye kazanamıyoruz?” Herkesi sus pus görünce soruyu kendisi cevaplamıştı ve şunları söylemişti; “O kusur bize yani buradaki heyete ait. Giremediğiniz yer sizin değildir. Herkes üstüne düşeni yapacak. Selam vermeye korkuyoruz. Adam size niye oy versin? Selam vermiyorsunuz, evine, köyüne gitmiyorsunuz. 280 tane kapıya gitseniz Edirne’yi kazanırız. Asıl olan iletişimdir. Her konuda konuşuruz biz. Öyle bir suratla gidiyoruz ki karşımızdaki insan gördüğü anda yolunu değiştiriyor. Onun için bizim özellikle samimi olmamız lazım” demişti. Aslında çok haklıydı ve doğru tespitleri dile getirmişti. Siyaset gönül alma ve gönül verme işidir. Hatta sanatıdır. Siyasi yetkilinin söyledikleri elbette en doğru ve gerçek olanıdır. Bunlar bilinen hatta birçok siyasi lider ve aday tarafından da sıkça dillendirilen gerçeklerdir. Esas olan bunları uygulamaktır ve hayata geçirmektir. Bir siyasi partide görev almış olan kişi artık kendini o partiye ve partililere adamış kişidir. Yada adamak zorunda olan kişidir. Nasılsa seçildim, şu kadar yıl görev yapacağım bana dokunan da olmaz, bildiğimi okurum, istediğim telefona cevap verir istemediğimi açmam bile, kimsenin işi ve aşı beni ilgilendirmez, sıkıntısı olan ve derdini ortadan kaldırmada bana yardımcı olmamı kimse istemesin diyemez ve dememeli de. Bunları diyorsa ve uyguluyorsa da hemen görevinden ayrılıp o partinin yıpratılmasına sebep olmamalıdır. Partiler herkesin iş ve aş için baş vurmak zorunda olduğu kapıdır. Siyasi Parti binaları resmi daire değildir ve herkesin rahatlıkla girip yetkililer ile sohbet edebildiği mekanlar olmalıdır. Yalan söyleyerek onları umutlandırmak yerine, yapabilme olasılığının bulunmadığını söyleyerek o kişiyi başka kişilere veya makamlara kanelize etmek hem o yöneticiye hem de mensup olduğu partiye kazanç sağlar. İl Başkanlarına bu konuda büyük görev düşmektedir. Telefonları sürekli açık olmalı ve Parti Binasında muhatap olacak bir yetkiliyi mutlaka görevlendirmelidir. İl Başkanının samimiyetine güvenerek bir yardım talebinde bulunan kişiyi hor görmek ve onu çeşitli platformlarda anlatarak küçük düşürmek hem ayıp hem de günahtır. Onun her zaman yardım ve destek isteyeceğini var sayarak telefonlarına bakmamak bir İl Başkanına hiç ama hiç yakışmayan bir davranıştır. Tam tersi derdi olan kişinin sıkılganlık gösterdiği için aramadığı süreçte onu aramak yapılması gereken insani bir görevdir. Siyasi Partilerin Edirne’deki temsilcileri olarak kendilerine çok iş düştüğünün farkında olmalılar sanırım. Kolay gelsin…

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.