DOLAR 5,6802
EURO 6,2795
ALTIN 274,5
BIST 101.213
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Edirne 35°C
Sıcak

CHP DE PARTİ İÇİ MÜCADELE Mİ BAŞLIYOR…

02.08.2019
134
A+
A-

Doğaldır ve olmalıdır da ama her şeyin olduğu gibi bununda bir zamanı vardır ve buna çok dikkat etmek gerekir.Siyasette Partiye zarar veren ve kişisel bazı isteklerin ve egoların yerine gelmesi için verilen mücadelenin hiçbir yararı olmadığı gibi çok büyük zarları da vardır.

Son günlerde İl Başkanı Fevzi Pekcanlı ile ilgili sıkça spekülasyonlar yapılınca parti içinde bir hareketlenme gözlenmeye başladı.Eski İl Başkanı Oktay Bozkurt ve ekibinin etrafında toplanan ve gruplaşanların yanı sıra eski İlçe Başkanlarından Erdal Akgün’ün de ziyaretçi sayısı her geçen gün artıyor.Doğal olarak vatandaşlar ve partililer arasında olası bir erken seçim mi olacak söylentileri de dolaşmaya başladı.

Geçtiğimiz akşam ETV de Yerel Günden Programıma konuk olan Milletvekili Okan Gaytancıoğluna program dışında bu konu ile ilgili soru sorduğumda; “hiç zamanı değil” sözü ile başladı açıklamasına ve bu güne kadar İl Başkanı Fevzi Pekcanlıyı hiç desteklemediğini ama şu anda ve Partinin İktidar yürüyüşünde olduğu bir dönemde böyle bir değişimin çok yanlış olduğunu ifade etti.

Parti içi mücadeleler en demokratik ve olması gereken faaliyetlerdir elbette.Ama bu konuda Vekilimiz Gaytancıoğluna katılıyorum ve 18 Ağustos 2017 tarihinde yazmış olduğum bir köşe yazımı sizinle paylaşmak istiyorum.

İşte o yazım;

PARTİ İÇİ MÜCADELE….

“Hep vardır ve sanırım hep de olacaktır.

Tabii ki mücadele olacaktır ama Vekil Bircan’ın dediği gibi; enerjisini bu tür mücadelelerde harcamak yerine partisini güçlendirmek ve özlenen iktidarı yakalama konusunda kafa yormak gerekir.Bircan 2019’u zafer yılı olarak gösterirken bunu gerçekleştirebilmek için bu tür davranışların şart olduğunu vurgulamaya çalıştı toplantıda.

Ama dünkü yazımda da belirttiğim gibi hiçte onun arzuladığı şekilde olmayacak durumlar.Delege seçimlerinde başlayacak olan çekişme ve mücadeleler Milletvekili ve Belediye Başkan Adaylarının belirlenmesine kadar sürecek bana göre. Kıran kırana bir mücadele sergilenip köşe bucak üyeler aranıp bulunmaya ve ikna edilmeye çalışılacak.Böyle işler ekip işi olduğu için de ekibi iyi ve sağlam olan aday adaylarının başarı şansıda yüksek olacak doğal olarak. Çünkü bizim insanımız hiçbir zaman uçan kuşun kanadını kırmak istemez ve herkese mavi boncuk dağıtmasını çok iyi bilir.

Bunun böyle olduğunu her seçim öncesinde göreve talip olan aday adaylarıyla yaptığımız görüşme ve sohbetlerden de anlayabiliyoruz zaten.Yine geçmiş yıllardan çok iyi biliyoruz ki; adaylara ait ekiplerin yaptığı ve adına parti içi mücadele denilen ama hiç hoş olmayan davranış ve saldırılar üyeler tarafından çirkin bulunuyor.Asılsız ve mesnetsiz iddialar ile birilerini karalamak ve bu sayede siyasi çıkar sağlamak hem insani, hem vicdani hem de ahlaki açıdan kabul edilemeyen davranışlardır.

Belgesiz ve kanıtsız söylemlere zaten aklıselim hiçbir kişinin de itibar ettiğini ve edeceğini sanmıyorum.Aday olmasını istediği kişiler için mücadele vermek, taraf olmak ve etraf toplamak en doğal bir davranıştır. Kaldı ki, siyasi bir kişiliği olan herkesin parti içinde özgür düşüncesini ifade edebilme hakkı da olmalıdır. İstemediği bir kişiyi kendisine empoze etmeye çalışanlara karşı gelmesi de doğaldır. Hatta bu en yakının da olan, her gün birlikte olduğu ve kendisine minnet borcu bulunan kişi dahi olsa.

Ama bu hakkı kullanmak veya kullanmamak tasarrufuna sahip kişide kendisidir.Bazı kişiler bu haklarını sırf yakınında olan kişiyi kırmamak ve onunla ters düştüğünü kamuoyuna göstermemek için fedakârlık yaparak kendi fikir ve düşüncelerinden taviz verebilir.Veya tam tersini savunarak; benim kendime göre kabul ettiğim bir doğrum var, ben bu doğrumu savunma konusunda kendi fikirlerimi ve düşüncelerimi uygulamada serbest olmalıyım ve benim her zaman kader birliği yaptığım ve sevdiğim insan da buna saygı duymalı diyerek fikrinin mücadelesi için gayret gösterip çalışma sergileyebilir.Buda onun en tabii hakkıdır.

İki şık ta kişinin hakkı olmasına rağmen hangisi daha etik ve olması gerekendir derseniz, bende ikincisinin daha doğru olacağını kabul ederim.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.