DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Edirne 25°C
Rüzgarlı

EDİRNE SARAYI KAZI ÇALIŞMALARI-2

12.05.2020
231
A+
A-
Edirne Sarayı kazı çalışmalarını kaç kişi gördü diye Edirne’de bir anket yapın, % 100 eminim ki büyük bir hayal kırklığına uğrarsınız.
Hiç gitmedim ki veya nerede bu kazı diyenler çok ama çok fazla olacaktır.
Kırkpınar Güreşleri olmasa inanıyorum ki,Sarayiçini bilen de olmayacak.
Çünkü buraya neden Sarayiçi dendiğini bilmeyenler de o kadar fazla ki.
Başka illerde yapılan bu tür kazı ve restorasyon çalışmalarında halkın hemen her gün orayı doldurur çalışmaları yerinde izlediğini okuyor ve görüyoruz.
Malesef biz tarihi yapılarda yapılan kazı ve restorasyon çalışmalarına ancak altın çıkacağı söylendiğinde itibar ediyoruz.
Eski İstanbul Yolunda Saray Otelin yanında devasa bir taş çıktığında millet günlerce orayı doldurdu.
Neden ?
Bakalım altın veya ganimetler çıkacak mı diye.
Hamdi Başkanın Saraçhanedeki Fen İşleri Müdürlüğü bahçesinde yaptırdığı altın arama kazılarını on günden fazla binlerce insan izlemeye geldi ve gece yarılarına kadar seyretti.
Ama Edirne Sarayı kazılarına bir kez olsun meraktan bakmayı aklına dahi getirmedi.
BiZ geçmişi gün yüzüne çıkarmak eserleri ihya etmek ve geleceğe taşımak kaygısı taşımıyoruz ki.
Bakın tarihe hep yıkmışız yok etmişiz veya toprağın altına gömmüşüz.
Bu yıkıp yerine yenilerini yapma o kadar kötü bir şekilde uygulamışız ki;birçok tarihçi ve bilim adamının hayretler içinde kalmasına bilerek veya bilmeyerek vesile olan vurdumduymazlıkların destekçisi olmuşuz adeta.
Birilerine izin vermişiz veya görmemişiz tarihi eserin üzerine yeni bina inşa etmiş ama onun az yukarısında ve yeni yapılan binanın devamı olduğu kesin kez bilinen yere izin vermemişiz ve yıllardır o metruk haliyle kalmasına vesile olmuşuz.
Birini görmüşüz ama diğerini görememişiz.
Veya görmek istememişiz.
Demek ki bazıları bu işleri gece yapıyor veya görmemeyi sağlayan yöntemleri iyi biliyor.
Başka bir izahı var mı?
Bu konuda duyarlı kurumlarda var elbette.
İl Genel Meclisinin bu önemli konuya değinmeleri ve ele alarak Edirne Sarayı ve Kum Kasrı Hamamını da araştırma konusu yapması takdire şayan bir gelişme bana göre.
İl Genel Meclisinin Başkanı Mehmet Geçmiş ve üyeleri ile özellikle Turizm Komisyonunu bu konuyu ele aldıkları için tebrik etmiş ve kutlamıştım.
Edirne Saray Kazılarının sorumluluğunun Trakya Üniversitesine devredilmiş olması,20 yıldan bu yana devam eden ve birçok kişi tarafında da akıbeti ve çalışmaları merak edilen Edirne Sarayı çalışmalarının ivme kazanacağı görüşünü güçlendiriyor.
Tabiiki bu iş bir ekip işi ve bildiğim kadarıyla da bu işte başarılı olacak Öğretim görevlileri de mevcut.
Yeterki,bu ekibi kurarken,senin adamın benim adamım ayrımcılıkları yapılmasın.
Sezarın hakkını Sezara vermek gerekir.
Daha önce de yazdığım gibi Maddi bir sıkıntının olmadığını ve TBMM bütçesinden ve İl Özel İdaresi bütçesinden tahsis edilen ödenek ile bu işin sürdürüldüğünü biliyoruz.
Rektörün şahsi girişimleri ve Meclis Başkanın tavassutları ile de ödenekler çıkartabileceğini varsaydığımızda artık Edirne Sarayı gün yüzüne çıkacak demektir.
Hayırlısı olsun diyelim ve bu konu ile ilgili daha birkaç yazı yazmak gerektiğini de hatırlatalım.
Yeni yazılarda buluşmak dileğiyle.
YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.