DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Edirne 28°C
Parçalı Bulutlu

MUHARREM İNCE KARARLI GÖRÜNÜYOR…

12.08.2020
102
A+
A-

Yani geri adım atmayacak sanki.

Aslında şu anda CHP de onun ayrılmasını istemeyen ve bu kararından dönmesini isteyen o kadar çok insan var ki.

Bilmiyorum tabiî ki ama tahmin edebiliyorum.

Ama yıllarca CHP de siyaset yapmış, birçok görevler üslenmiş, partisinde büyük mücadeleler vermiş bir insanın partisinden ayrılarak Muharrem İncenin saflarına geçmesi kolay mı?

Ne kadar severse sevsin, arkadaş olursa olsun bunu yapmak zor.

Bunu; parti içinde mücadele yaparsam ne yapabilirim diyerek kendine sormuş olmalı ki; Kurultayda aday olmayı düşünmedi İnce.

Olumsuz bir tablo ile karşılaşacağını tahmin ettiği veya bildiği için bu cesareti gösteremedi.

Kurultayda oy vermeyeceğini tahmin ettiği arkadaşlarının yeni parti kurduğunda yanına geleceklerini nasıl düşünebiliyor?

Bana göre Muharrem İnce yanlış yolda ve bu karar kendisinin sonu olur bana göre de.

O da çok iyi biliyor ki; kimler denemedi bu serüveni.

Kimler geldi kimler geçti bu yoldan.

Tecrübeli bir siyasetçi olarak herhalde bunların hepsini hesap ediyordur sevgili İnce.

Atatürkün kurmuş olduğu bir siyasi Parti olan CHP den ayrılarak başarılı olmuş siyasetçiler Adnan Menderes, Bülent Ecevit olduğu gibi Refah Partisinden ayrılıp Al Partiyi kurarak başarılı olan ve Ülkeyi üç dönem oylarını arttırarak seçim kazanıp yönetme yetkisini elde eden Recep Tayip Erdoğan Türk Siyasetine damga vuran kişiler olmuşlardı.

Şu anda da yeni partiler kurma telaşında olanlar var elbette ama geçmişte yaşanmış olan başarıların elde edeceğini yorumlamak zor.

Bir şansları var o da şu sıralar Türk Siyasetinin içine girmiş ve revaş görmüş İttifaklarda kendilerine pay çıkarabilirler.

Büyük partiler ile seçim ittifakları yaparak milletvekili çıkarma şansını yakalayabiliyorlar.

Dün birbirinin azılı düşmanı olan, demediğini bırakmayan en kötü ithamlar ile o partiyi refüze edenler ve edilenler bu gün ayni fikri savunan insanlar olarak Türk halkının karşısına çıkıp siyaset yapıyorlar ve oy istiyorlar.

Olur, mu olur ve Oluyor da zaten.

Parti ve görüş değiştirmeler dedim de aklıma hem Ak Parti de Bakan iken hem de kendisinin kurduğu Türkiye Partisinin Genel Başkanı olarak Yerel Gündem Programımda konuk ettiğim Abdüllatif Şener aklıma geldi.

CHP de Sivas Milletvekili seçildikten sonra ne yapıyor diye çok merak ederim aslında.

Nasıl uyum sağlıyor, hangi davanın savunuculuğunu yapıyor acaba dernek geçen gün bir Gazetede Recep Tayip Erdoğan ve Ailesi ile ilgili bir açıklama yapmış.

Anladım ki, şu anda ana muhalefet Partisinde İktidar Partisinin Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanını takip edip o konularda bilgilendirmeler yapıyor.

Doğrudur; öyle veya böyle bir görevi olmalı tabiî ki.

Sivas’ın yollarında şarkısını dinlemeyi de ihmal etmiyordur umarım.

Aslında Ak Partiden ayrılıp parti kurduğunda o kadar iddialıydı ki,

Birçok büyük devlet adamı ile siyasetçi ile televizyonculuk yaşamımda programlar yaptım. Bazılarından etkilenmişimdir. Karizmatik tavırları ve konuşma tarzı ile ürkütür insanı bazı konuklar. İşte boyu küçük olmasına rağmen insanı etki altına alan ve daha dikkatli olmayı gerektiren izlenimi verenlerden biriydi benim için Abdüllatif Şener ve bir lider havası ve farklılık vardı kendisinde.

Ama olmadı veya olamadı.

Dilerim ayni karizmatik yapıyı gördüğüm, bilgi yetenek ve hitabet başarısı yüksek olan Muharrem İnce de bunlardan esinlenerek vereceği kararı belirler.

Benden söylemesi.

 

 “ABDÜLLATİF ŞENER NE YAPAR VEYA NE YAPABİLİR….

Aslında, ikincisi merak ediliyor. Ne yapabilir sorusunun cevabı merak konusu. Merak edilen de, Ak Partinin karşısına alternatif bir parti oluşumu sağlayıp sağlayamayacağı konusu.

Ülkede, birçok olayın bir arada cereyan etmesi nedeniyle toz duman görüntü veren siyasette nelerin yapılabileceği ve yeni bir oluşumun nasıl şekillenebileceği merak ediliyor.

Yeni oluşum hareketi olarak başlayan ve kısa bir süre sonra parti çalışmalarına dönüşeceği söylenen girişimin komutanının belli olmasına rağmen yanında mücadele verecek olan kişilerin henüz belli olmaması, Abdüllatif Şener’in ne yapıp yapamayacağı konusuna verilecek cevabı da zorlaştırıyor. Çünkü bu tür oluşumlar kadro meselesidir ve kadroların kalitesi ve iş bilirliği başarının şans derecesini de ortaya koyar. Şu anda Şener’in etrafında bulunanların çoğunluğunu küskünlerin oluşturması, çok başarılı bir oluşumun ortaya çıkmayacağı izlenimini de veriyor aslında.

Önemli olan Ak Partiden koparabileceği isimlerin olup olmayacağı.

Bu hareketi Erkan Mumcu’da denemiş ve sonuçta hüsran yaşamıştı.

İkisini ayni kefeye mi koyuyorsun derseniz hayır elbette. Abdüllatif Şenerin Mumcuya üstünlüğü ve siyasi birikimi tartışılmaz elbette. Bir kere üslup ve karakter olarak çok farklı kişilikler. İkisinin de Ak Partiden kopması haricinde fazla bir benzerliğini bulmak mümkün olmaz. Bir kere kavgacı değil Şener. Bunu partiden ayrılışında da ortaya koydu.Zaten Ak Partide, kavgadan çok uzlaşının hakim olması,kendisinin karakteri ile özdeşleşiyordu her zaman.Başı da,sonu da gülerek ve kavgadan ve çekişmeden uzak bir şekilde tecelli etti zaten.

Zaten her ikisini ayni kefeye koymanın mümkün olamaması tabanlarının da ayrı oluşundan geliyor. Biri Refah ve Fazilet döneminde üç kez parlamentoya girdikten sonra Ak Partiden seçim kazanmış bir parlamenter, diğeri ise Anavatandan da kavga ile ayrılıp Ak partiden milletvekili olmuş bir siyasetçi. Nitekim DYP ile yaşanan birleşme süreci de anlaşmazlık ile sonuçlanarak Türk siyasetinde büyük başarılara ve hizmetlere damga vurmuş koskoca bir partinin seçim dışında kalmasına da neden olunmuştu.

Ben her ikisi ile de Televizyon programı yaptım ve her ikisinin liderlik formasyonu hakkında bilgi sahibi oldum.

Birçok büyük devlet adamı ile siyasetçi ile televizyonculuk yaşamımda programlar yaptım. Bazılarından etkilenmişimdir. Karizmatik tavırları ve konuşma tarzı ile ürkütür insanı bazı konuklar. İşte boyu küçük olmasına rağmen insanı etki altına alan ve daha dikkatli olmayı gerektiren izlenimi verenlerden biri de Abdüllatif Şener’dir.

Bir lider havası ve farklılık vardı kendisinde. Ama bunu Mumcu da görememiştim.

Program boyunca sorduğum soruları, kendi soruları ile genişleterek izleyicilere sunmasındaki mahareti ve güvenli tavırları, bu kanıyı bende uyandırmıştı. Mesela Cem Uzan’da da ayni durumu yaşamıştık. Fikri Yalın ile birlikte Sultan Otelde kendisi ile ETV adına program yaptığımızda her hareketi ve her konuşması bizi ürkütmüş ve dikkatli olmaya zorlamıştı. Nitekim program sonunda kameramız da kırılmıştı ve tartaklanmıştık ta.

Bir yola çıktı Şener. Başka bir trene binerek hem de. Bana göre Recep Tayip Erdoğan karşısında başarı elde etmek çok kolay değil. Çünkü her şeye hâkim bir lider Başbakan.

Ortak oluşturdukları bu tabanı koparmak çok kolay değil. Baksanıza, kapatılma aşamasına geldiği bir anda bile büyüme gösteren ve oylarını arttıran bir parti gelmedi Türkiye’ye. Bu gün her kesimde şikâyetler varken, yıpratılmak için birçok eleştiriler alırken hala %40 tan aşağılara düşmeyen bir partiyi bölmek çok kolay değil.

Sloganlar ayni zaten. Ak Partinin siyasi söylemlerini ifade ediyor Şener’de her gittiği yerde. Başka ifadelerin olması da mümkün değil zaten. Yıllarca ayni havayı teneffüs etmiş, ayni dava uğruna mücadeleler vermiş ve sonuçta bu partiyi birlikte kurmuş kişilerin söylemleri ne kadar değişse özde ayni kalır.

Her gittiği yerde “Sivas’ın Yollarına” şarkısı ve uzun araç konvoyları ile karşılanan Abdüllatif Şener, başarı konusunda kendine açık kapı bırakıyor ve “ben başarıyı oyla değerlendirmiyorum “ diyor. Bu da akıllı bir siyasi söylem elbette.

“Kavgadan uzak bir anlayış bizim anlayışımız olacak” diyor.

Başkaları farklı mı söylüyor? Başbakan kavga mı istiyor?

 

 

 

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.