DOLAR 5,8100
EURO 6,4760
ALTIN 288,3
BIST 97.149
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Edirne 36°C
Sıcak

Neden Saros Körfezi değil de

22.07.2019
203
A+
A-

Cuma günü Edirne’deydim.

Otoban’ın yapılmasından sonra çok ta göremediklerimizi görmek inanın oldukça sevindirdi beni.

Ağırlıklı olarak Almanya olmak üzere binlerce yabancı plakalı aracı Edirne’de görünce şaşırmadım desem de yalan olmaz.

Çünkü Kapıkule’den giren gurbetçilerimiz bir an evvel memleketlerine gitmek için Edirne’ye uğramadan otobandan geçip gidiyorlardı yıllardır.

Cuma günü gördüm ki; giriş yapanların çoğunluğu Edirne’ye giriyor, yemek yiyip alışveriş yapıyorlar artık.

Elbette Edirne’nin turist (yerli-yabancı) çeken tarihi dokusunun varlığını hiç kimse inkâr edemez.

Ama şunun da kabul etmek gerekir ki tava ciğerin katkısı da çok büyük Edirne’ye.

Birçok gurbetçimiz hem alışveriş yapıp dinlenmek hem de tava ciğer yemek için girmeye başlamışlar şehir merkezine.

Sözün özü; Edirne’de oldukça fazla olan Bulgar ve Yunan plakalı araçların arasında Almanya, Avusturya, Hollanda, İsviçre vs. Plakalı araçları da bol miktarda görünce ben çok mutlu oldum şahsen.

Hatta duyduğum bir haber de oldukça ilgimi çekti bu arada.

Gurbetçilerimizin gençleri sadece tatil amaçlı geliyorlarmış Türkiye’ye.

Eskilerin yaptığı gibi memleketlerinde değil de tatil bölgelerinde geçiriyorlarmış izinlerini birçoğu.

Bodrum vs. gibi güney Ege sahillerine akıyormuşlar!

Ben Edirne deyince ilk akla gelen isimlerden, gönüllü turizm elçileri Bahri Dinar ve Arif Meriç kardeşlerimin söylediklerine, gözlemlerine çok değer veririm.

Edirne turizmine büyük katkı sağlayan turizm elçisi Bahri Dinar kardeşimden duydum bunu da.

Duyunca da sordum bir an kendi kendime.

Neden Enez, Erikli, Yayla vs. değil de Bodrum ya da Kuşadası, Çeşme?

Niçin Avrupa’nın burnunun dibinde tutamıyoruz bu insanları?

Belli ki bir şeylerimiz çok eksik bizim.

Öyle denizin dibine kadar şezlong, şemsiye koymakla turizmcilik olmuyor demek ki!

Bilmem anlatabildim mi?

ETİKETLER: , , ,
YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.