DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Edirne 2°C
Yoğun Kar Yağışlı

SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI;(ZİRAAT ODASI)…

16.12.2020
94
A+
A-

Uzunca bir süreden buyana bazı okurlarımdan Sivil Toplum Kuruluşları ile ilgili bilgilendirmeler de yapmam hatırlatılarak bu konuda da köşe yazmam ricasında bulunulmuştu.nBende bu isteğe duyarsız kalamayacağım için zaman zaman İlimizde mevcut olan Sivil Toplum Kuruluşlarının çalışmaları, başarıları ve başarısızlıkları ile ilgili köşe yazıları yazmaya karar verdim. Ülkemizdeki tüm Şehirlerde olduğu gibi Edirne’mizde de birçok Sivil Toplum Kuruluşu bulunmakta ve topluma önemli hizmetler vermekteler. Sivil toplum kuruluşu, resmi kurumlar dışında ve bunlardan bağımsız olarak çalışan, politik, sosyal, kültürel, hukuki ve çevresel amaçları doğrultusunda lobi çalışmaları, ikna ve eylemlerle çalışan, üyelerini ve çalışanlarını gönüllülük usulüyle alan, kâr amacı gütmeyen ve gelirlerini bağışlar ve üyelik ödemeleri ile sağlayan kuruluşlardır. Sivil toplum örgütleri oda sendika vakıf ve dernek adı altında faaliyet gösterir. Vakıflar, dernekler topluma yararlı bir hizmet geliştirmek için kurulmuş yasal topluluklardır ve herkese yardım etmek için kurulmuşlardır. Sivil Toplum;insanların tek tek yapamadıklarını beraber yapmasıdır. Yani birlikteliği, gönüllülüğü ve dayanışmayı temsil eder. Hangi kuruluş ile başlayacağımı düşünürken Yerel Basında Edirne Ziraat Odası Başkanı kardeşim Hüseyin Arabacı’nın yaşanan kuraklığa dikkat çeken ve yapılması gündemde olan Çömlekköy Barajı için bir an önce harekete geçilmesinin gerektiğini hatırlatan haberini görünce bu gün bu Odamız ile ilgili bir yazı yazmak istedim. Başkan Arabacı, yıllardır birçok kişi ve kurum tarafında dile getirilmesine rağmen çözülemeyen sulama kaynaklarının oluşumu konusundaki serzenişlerini dile getirerek şunları söylemiş açıklamasında; “Tarımsal faaliyetlerin yapıldığı bizim topraklarımızda Bulgaristan sınırından sonra Çakmak Barajı’na kadar herhangi bir su depolama alanımız ya da bir barajımız yok. Son zamanlarda hep dile getiriyoruz. Çömlek Köy Barajımız Lalapaşa’ya bağlı işte Bulgaristan sınırından sonraki ilk barajımız. Biz diyoruz ki geçtiğimiz yıl çeltik sulamalarında ciddi anlamda sıkıntılar yaşadık ki Bulgaristan’dan bir miktar sağolsun bakanımızın çabasıyla bir miktar su salındı da geçen yıl çeltik sulamamızı bir şekilde yılı kurtardık. Ama istiyoruz ki önümüzdeki 2021 yılı içerisinde sadece Bulgaristan’dan su rica etmekle değil kendi bölgemizde bulunan barajdan sulama yapalım. Şu an üreteci hiçbir arazide sulama yapmıyor ve hiçbir şekilde kullanmıyor suyu. Biz bu dönemlerde kendi bölgemizde ilk önce projesi bitmiş Çömlekköyü Barajı’na bir an önce başlayıp kendi suyumuzu kendimiz depolayıp kendimiz yönetebilir hale gelmeliyiz.” Açıklama güzel ve olması gereken bir istek ve temenni. Kaç kez bu açıklama yapılıp basın aracılığı ile duyuruldu hatırlamıyorum ama bunlar koltukta oturup ta açıklama yapmakla gerçekleşmiyor ve hala değişen birşey yok. Ziraat Odası ve diğer oda ve kuruluşlar resmi kurumlar dışında ve bağımsız çalışsalar da Kamu kurumları ile sıkı ilişkiler içinde olması gereken kuruluşlardır. Bu konuda Hükümet yetkilileri ile en yakın ilişkiyi sağlayacak olan Siyasi Parti temsilcileri ve Milletvekilleri ile temas halinde olunmalıdır. Olmadığınız ve olamadığınız takdirde bu işler yürümez. Dünde böyleydi bu günde böyle. İktidar Partisinin İl Başkanı Ankara’ya mı gidiyor yanında gideceksin. Onlarla gitmesen bile bir vesileyle Ankara’ya uçup orada onlarla buluşmayı temin ederek yetkili Bakanlıklara ve Genel Müdürlüklere giderek sorunu çözme yollarını arayacaksın. Milletvekillerini bıktıracak şekilde işin arkasını kovalayarak onları takip edip çözüme ulaştıracak makamlara birlikte gideceksin. Ankara’ya giderken seni davet eden olmayabilir. Sen kendini davet ettirecek yaklaşımı hayata geçirmelisin. Seni seçen insanların hatta kendinin sorununu çözmek için bir şekilde Ankara’nın yollarını aşındırmalısın. Ankara’ya bu konu ile ilgili gittiğini biliyorum ama çözüm elde edecek makam ve mevkiler ile temas edilmediğinde bu gidiş Turistik geziden başka bir işe yaramaz ve yaramadı da. Çünkü hiçbir gelişme yaşanmadı bu konuda. Sivil Toplum Kuruluşlarında ve bilhassa meslek kuruluşlarında siyaset olmaz ve olmamalıdır. Hangi Parti işini çözecekse onun arkasını bırakmayacak ve sorunu çözeceksin. Sen yine Partini tut, kime oy verirsen ver ama içinde kalsın. Çünkü sen topluma hizmet için bu göreve seçilmişsin ve seni seçenler bu kuruluşta sana siyasi düşünce ile hareket etmen için oy vermemiştir. Bunları yapıyor veya yapmıyorsun anlamında yazmıyorum sadece tavsiyede bulunuyorum. Başarılı çalışmalarını görüp yazabilmek umut ve dileğiyle…

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.