DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Edirne 28°C
Parçalı Bulutlu

YANGINLAR YİNE SÜRÜYOR…

14.08.2020
116
A+
A-

Yaz mevsimi geldiğinde, bilhassa da tatil yörelerinde orman yangınları hemen başlar ve binlerce hektar orman alanı yok olur gider.

Son olarak Bulgaristan’da meydana gelen ve ülkemize de sıçrama olasılığı olduğu için bizleri de endişelendiren Orman yangını her yıl olduğu gibi bu yılda Yangın konulu bir köşe yazmamın gerekliliğini hatırlattı bana.

Anız yakmasından tutun da, cam kırıklarının meydana getirdiği ateşle ve tarla açmak için yakılan ateş ile yıllar sonrasında büyüyen ormanlarımız yok olup gidiyor ne yazık ki.

Bu yıl da yine birçok tatil yöremizde yüreklerimizi yakan yangınların yok ettiği on binlerce hektar orman alanı çır çıplak kaldı.

Bu konuda yeterince önlem mi alamıyoruz, cezalar mı caydırıcı ve tedbir aldırıcı değil bilemiyorum ama bir eksiklik olduğu aşikâr.

Bu konuda sarf edilecek gayret ve özveri milyarlarca liraya elde edemeyeceğimiz, güzelliği ve doğa temizleyiciliği özelliği ile insan yaşamına ömür katan ormanlarımızı koruma konusunda önemli katkılar sağlayacaktır.

Ana haber bültenlerinde hemen her akşam yüreğimizi yakan Orman yangını haberleri ruhsal yapımızı dahi bozar hale geldi.

Orman yanı demek sadece ağaçların ve bitki örtüsünün yanması anlamına gelmiyor elbette.

O yangınlarda binlerce canlı telef olup gidiyor.

İşin en garip ve düşündürücü tarafı ise yangınların hep sayfiye yerlerine yakın olan ve doğa güzelliği ile insanları hayran bırakan ormanlarda meydana gelmesi.

Daha da garibi dağ yamacında binlerce hektar Ormanlık alanın içinde kurulmuş olan Kooperatiflerin asker gibi sıraya dizilen evlerin mevcudiyeti.

Demek ki; o alan yandıktan belli bir süre sonra statü değişikliği ile mesken alanına dönüştürülüyor ve bu ucube görüntüler ortaya çıkıyor.

Onları bu hale getirenler ile ruhsat vererek ev yapımına onay veren Belediyeleri Allah bildiği gibi yapsın.

Yangın deyince yaklaşık 12 yıl önce yazmış olduğum bir köşe yazımda dile getirdiğim Edirne’deki yangınlar konusundan bir bölümü de paylaşmak istedim.

“”Edirne’miz tarihi bir kent ve birçok bina anıtlar kurulu tarafından tescilli bina haline getirildiği için de ne tamiri yapılıyor, ne de yerine başka bir bina yapma şansı veriliyor.

Hal böyle olunca da bazı vatandaşlarımızın tahmin ve yorumlarında belirttiği gibi bu tür binalar belli bir süre bakımsız hale geldikten sonra bilerek yakılıyor ve birkaç yıl sonra alınan bir müsaade ile yerine bir yapı konduruluyor.

Veya herhangi bir nedenle yangın çıkıyor veya içinde barınan tinerciler ve alkolikler tarafından ateşe veriliyor.

Her ne şekilde olursa olsun bir tarih yok olup gidiyor.

Geçen akşam Tophane bayırında da ayni şekilde eski metruk bir bina bu şekilde yandı.

Neden yandı nasıl yandı bilmiyorum.

Mutlaka polis araştırması yapılarak olay aydınlatılmıştır ama netice de bu eski ama tarihi bina şimdi yok olup gitmiştir.

Bir kaç yıl bu yanık haliyle de orada durup herkesin dikkatini ve eleştirisini alacak ve daha sonra da yerine bir bina yapılması mukadder olacaktır sanırım.

Bu yangın sonrasında karşılaştığım Edirne’nin en uzun süre futbol oynama derecesini elinde bulunduran Sasu lakaplı Burhanettin, bana bu semtte bulunan bir tarihi yapıdan bahsetti ve mutlaka el atılması gerektiğini vurguladı.

Tophane fırınının altında “Cevdet paşa konağı” olarak bilinen tarihi bir yapının ayni akıbet ile karşılaşabileceğini ve buranın kurtulması için mutlaka bir haber yapmamı istedi..

Kime aittir hangi kurumun uhdesindedir bilmiyorum ama kimin olursa olsun bu binanın korumaya alınmasında ve restorasyonunda yarar olduğuna eminim.

Mesela, burası bir kreş veya anaokulu olarak restore edilip kullanılabilir sanırım.

Cevdet Paşa konağı da yanmadan tedbir alırsak sanırım çok önemli bir iş gerçekleştirmiş oluruz.

Zira, bir gece alevlerin yükseldiğini görüp oraya koştuğunuzda yana binanın Cevdet Paşa konağı olduğunu görürseniz, kendinizi yıllarca suçlu sayıp vicdan azabı çekersiniz.

Bizden söylemesi…..””””

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.