DOLAR 5,7479
EURO 6,3595
ALTIN 271,0
BIST 105.380
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Edirne 20°C
Sağanak Yağışlı

Yaşayan bilir!

17.07.2019
247
A+
A-

Yıllardır bir şeyler yazmaya çalışıyorum bu köşeden.

Şu an burada yaşadığım için de yazılarım ağırlıklı olarak Enez’le alakalı oluyor doğal olarak.

Birçok okurumun Enez yazılarımı “ayının 40 türküsü” hikayesine benzetip rahatsız olduklarını da tahmin edebiliyorum.

Ama bir o kadar, hatta daha fazlasının da bu yazılardan memnuniyet duyduklarını ve beklediklerini de…

Çok ta memleket meselelerine giremiyorum çünkü boyumu aşıyor.

Bazı şeyleri eleştirmenin, yazmanın, çizmenin bir bedeli var malûm!

Bu işten on binlerce lira değil, tek bir kuruş bile kazanmadığım için de kahramanlık yapmaya, bir bedel ödemeye hiç mi hiç niyetim yok doğrusu.

Yoksa gönül neler neler yazmak istiyor ama hayatın gerçekleri frene bastırıyor çok defa!

Onun için de karınca kararınca top çevirmeye çalışıyorum burada.

İçinde bazen kendi hayatımdan ve yaşantımdan da kesitler olsa da birçoğu birer ders aslında.

Tek bir kişiye bile dokunabiliyorsam, bir şeyler hissettirebiliyorsam ne mutlu bana.

İşte bu nedenle ‘yaşayan bilir’ koydum yazı başlığını bugün.

Örneğin; geçen hafta yağan yağmurlarda Enez ve bazı köylerinde, hatta ülkemizin birçok bölgesinde bir doğal afet yaşadık biliyorsunuz.

Enez’de çadır kurup tatil yapmaya gelenlerin yaşadıkları da beni geçmişe götürdü hemen.

Çünkü bende yaşamıştım bunları.

Hatta çok daha fazlasını…

“YaSAKLI Kent ENEZ” adlı kitabımda da anlatmaya çalışmıştım bir nebze olsun.

Dolayısıyla o ailelerin, çocukların yaşadıklarını çok ama çok iyi anlayabiliyorum.

Şimdi devir çok değişti elbette.

En azından sırılsıklam beklemek zorunda değiller gece boyunca.

Bırakıp kaçıp gidebilecekleri ya da içinde oturabilecekleri birer arabaları var birçoğunun.

Bizler bu şansa da sahip değildik geçmişte.

Tekrar geçmiş olsun herkese.

Allah korusun, daha da beterinden saklasın bundan sonra.

O çocuklar da çok daha mutlu olsunlar inşallah.

 

 

 

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
15 Kasım 2019
13 Kasım 2019
1 Kasım 2019
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.